Kendi kaderini yazan ses
Sonita Alizadeh, sanatın en güçlü “isyan” biçimlerinden biri olabileceğinin yaşayan kanıtı. Afganistan’da, Taliban rejimi altında dünyaya gelen Alizadeh, ailesiyle birlikte çocuk yaşta sığınmacı olarak İran’a kaçtı. Hayatı, 16 yaşındayken ailesinin onu 9 bin dolar karşılığında “satıp evlendirmeye” karar vermesiyle tamamen değişti. Pek çok kız çocuğunun kaderini sessizce kabul ettiği bir anda, Sonita reddetti ve cevabını bildiği en iyi yolla, müzikle verdi.
İran’da kadınların solo şarkı söylemesinin yasak olmasına rağmen, gizlice kaydettiği “Brides for Sale” (Satılık Gelinler) adlı rap şarkısı, onun kurtuluşu oldu.
Hayat kurtaran bir şarkı
Yüzünde bir barkod ve morluklarla kameraya haykırdığı klibi, sadece kendi kaderine değil, dünyadaki milyonlarca çocuk geline yönelik bir çığlıktı. Müzik videosu viral hale geldi, uluslararası medyanın ve sivil toplum kuruluşlarının dikkatini çekti. Bu cesur çıkış, ABD’deki Strongheart Group’un ona ulaşıp vize almasını ve Utah’taki bir akademiye burslu olarak yerleşmesini sağladı.
Kendi hayatını kurtardıktan sonra, misyonunu başkalarının hayatını kurtarmaya adadı. Bard College’dan mezun oldu ve uluslararası bir aktiviste dönüştü. Bugün, başta Birleşmiş Milletler platformları olmak üzere, dünyanın en önemli sahnelerinde çocuk evliliklerine ve özellikle Afgan kız çocuklarının eğitim hakkına yönelik mücadelesini sürdürüyor. Bu sarsılmaz duruşu, 2021 yılında TIME dergisi tarafından “Dünyanın En Etkili 100 Kişisi” arasında gösterilerek tescillendi.
Onun sanatı, eğlenceden öte bir varoluş mücadelesi: “Benim müziğim dans etmek için değil. Savaşmak için.”

