Tiyatro sahnesinin istikrarlı yıldızı
Karakterlere derinlikli bir analizle yaklaşan ve bunu sahnenin ham duygusuyla birleştiren Nezaket Erden, aldığı donanımlı eğitimi kariyerinde eşsiz bir temele dönüştürdü. Bu entelektüel birikim, onun disiplinlerarası sanat yolculuğunun temel taşı oldu. Sanat felsefesini Virginia Woolf’un, “Kendi hakkında gerçeği söyleyemezsen başkaları hakkında da söyleyemezsin” ve Murakami’nin, “Roman yazmak yüreğinizdeki karanlığın dibine dek inmektir” sözlerinden ilhamla şekillendiriyor. Ona göre, “Gerçeğimizle gerçekçe yüzleşmek ve özümüzdekilerle bağlantıda kalabilmek, başkalarıyla bağ kurabilecek eserler üretebilmemizin tek yolu.” Bu yaklaşımın en güçlü kanıtı, kurucularından olduğu Tiyatro Hemhâl çatısı altında sahnelediği Sevgili Arsız Ölüm Dirmit oldu. Bu tek kişilik dev performans, kısa sürede bir tiyatro olayına dönüştü. Başta Tiyatro Eleştirmenler Birliği, Sadri Alışık, Üstün Akmen ve Direkler Arası olmak üzere Türkiye’nin en prestijli ödüllerinde “En İyi Kadın Oyuncu” seçilerek büyük takdir topladı; Afife Tiyatro Ödülleri’nde iki yıl üst üste aday gösterilerek başarısının tesadüf olmadığını kanıtladı.
Ödül dolu bir yaşam
Sahnedeki bu sarsıcı gücünü beyazperdeye de taşıyan Erden, Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde nadir görülen bir başarıya imza attı. İnsanlar İkiye Ayrılır ile kazandığı “En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu” ödülünün hemen ertesi yılı, İki Şafak Arasında filmiyle aynı ödülü tekrar kucaklayarak sinemadaki yetkinliğini de pekiştirdi. Pera Palas’ta Gece Yarısı ve İstanbul Ansiklopedisi ile kariyerinde dijital dünyanın kapılarını aralarken, Aşık Shakespeare ile klasik tiyatro sahnesinde bir kez daha boy gösteren Erden; ekran ve sahne arasında ustalıkla mekik dokuyor. Tutarlı üretkenliği ve her rolde kendini yeniden var eden nitelikli oyunculuk anlayışıyla, yarattığı etki de günden güne daha da göz kamaştıran cinsten.

